Menu
RSS

Gazalinin Nebevi Sünnet Eseri

BİR ÖNCEKİ                                                                                                                                 BİR SONRAKİ

 

Muhammed Gazali’nin kaleme almış olduğu “Nebevi Sünnet” adlı eser;  dokuz bölüm, sonuç ve El-Müslimun gazetesinin önderliğinde gerçekleştirilen iki oturumdan oluşan bir açık oturumu kapsamaktadır.

 

 

Hemen şunu belirtelim ki Muhammed Gazali 1917 tarihinde Mısır da doğmuş ve 1996 yılında vefat etmiştir. Kendisi İslam Davetçisidir. Bir de Ebu Hamid Gazali, 505 vefatlı olup Eş’ariyye mezhebinin imamlarındandır. Bu ayrım son derece önemlidir!

 

Yazar, dokuz bölümden oluşturduğu eserinde, hadisleri örnek vererek güncel meselelerdeki problemlere çözüm sunmaya çalışmış, yanlış anlaşılıp yanlış yorumlanan hadislere bilgisi dâhilinde yorumlar getirmiştir. Yazarın yorumları; bazen yerinde olup bazen de genel olarak ittifak edilen konularda muhalifliğini öne çıkardığı ve uç noktaları barındırdığı için bazı kesimlerin tepkilerini çekmeye neden olmuştur.

 

Yazar, aldığı tepkilere karşı her defasında, takındığı tavrın cumhur ulemaya muhalif görüşte olmadığını hatta onlara “muhalif görüş beyanın”da bulunmayı doğru bulmadığını da dile getirmiştir. Amacının; sünneti yanlış anlam ve yorumlardan kurtarıp bu kurtarımlarla dine karşı olan saldırıların önünü almak, Allah’a, rasulüne ve dine hizmet etmek olduğunu söyler.

 

Bölümlerin içerdiği konular genel olarak ümmeti ilgilendiren konular olup, konulara hadis ve ayetlerle ışık tutulması bu eserin tat alınarak okunmasını sağlamıştır.

 

Sonuç bölümünde yine hadislerin ne anlatmak istediğine değinilmiştir.

 

En son kısımda ise; yukarıda da belirttiğimiz üzere ‘’el-müslimun’’ gazetesinin Kahire’deki bürosun da gerçekleştirilen, tefsir, hadis, fıkıh, kelam âlimi ve bazı İslam mütefekkirlerinin davet edilmiş olduğu iki oturumdan oluşan bir açık oturuma yer verilmiştir. Bu açık oturum; şu iki soru muvacehesinde gerçekleştirilmiştir:

 

1- Sünnet’in yeniden arındırılması gerektiğine inanıyor musunuz? İnanıyorsak buna ne zaman ve nasıl başlayacağız? Hadis âlimleri ve uzmanları ihtilaf ve tartışmalara yol açan, akla ve vakıaya aykırı düşen hadislerden -Buhari ve Müslim de dâhil- bütün sahih hadis kaynaklarını mı arındıracaklar?

 

2- Yoksa Buhari ve Müslim’in hiç tebdil ve tağyire ihtiyacının olmadığına, yapılacak işin sadece müşkil olan hadisleri yeniden yorumlamak ve doğru anlayışa varmak için sair rivayetlerle tevfik edilmesi gerektiğine mi inanıyoruz?

 

Eserde açık oturuma yer verilmiş olması okuyucuları sanki açık oturumu canlı canlı izliyormuş havasına büründürmüştür.

 

Nebevi Sünnet, eserinin okunmasından önce, hadislerle ve (ayrıntıya inilmeden de olsa) bu alana dair usul bilgileriyle iştigal olunması tavsiye olunur.

 

Selam ve dua ile…

 

AİŞE NUR DURSUN

 

İzdüşünce

BİR ÖNCEKİ
                                                                                                                                BİR SONRAKİ

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

yukarı çık